|
Hizb-ut Tahrir - Britanya’dan İsrail Terörizmine
İlişkin Bir Mesaj
|
|
Ve Kafirler de birbirlerinin dostları ve
yardımcılarıdırlar. Eğer siz (dünya üzerindeki tüm
müslümanlar) de böyle (tek bir Halife liderliğinde tek bir
blok olarak, birbirinize yardım) yapmazsanız, yeryüzünde
fitne ve büyük bir fesad olur.
[Enfal 73]
İslam Ümmeti, tek bir Ümmettir ve dünyada
adaletsizlik ve zulme karşı omuz omuza veren tek bir vücut
gibi durmalıdır.
İsrail ise gayri-meşru ve gaspçı bir
varlıktır. Elinde tuttuğu topraklar, gasp ettiği
topraklardır. O topraklar, sömürgeci kafirler tarafından
1948 yılında İslam Ümmeti’nin kalbine saplanan İsrail
varlığının zorbalıkla işgal ettiği topraklardır. Bu
nedenle o topraklar yahudilere değil, bilakis İslam Ümmeti’ne
aittir. Hal böyle iken, o toprakların sadece bir kısmına
geri dönmeye davet etmek veya iki devlet içeren bir çözümü
kabul etmek haramdır!
Batı’dan kaynaklanan çözümleri kabul
etmek, BM’yi arabuluculuk yapmaya davet etmek, Batılı hükümetler
nezdinde lobi veya kulis faaliyetleri yapmak, Batılı kurumlara
dilekçe vererek ricalarda bulunmak ve bunlara benzer herhangi
bir harekette bulunmak müslümanlara haramdır!
Sana indirilene ve senden önce indirilenlere
iman ettiklerini ileri sürenleri
görmedin mi? Tâğut'a inanmamaları
(onu red ve inkar etmeleri) kendilerine
emrolunduğu halde, Tâğut'un (İslam dışı herhangi bir
şeyin) önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan
onları büsbütün saptırmak istiyor. [Nisa 60]
Ayrıca, problemi üreten ve İsrail’in terörist
hareketlerini destekleyen Batılı kafir devletlerden, Müslümanlara
yardım etmelerini beklemek, en büyük siyasi budalalıktır.
Zira Batı’nın her hareketi
ancak kendi menfaati içindir.
FKÖ, Arap Birliği, OIC ve İslam Alemindeki
diğer tüm otoriteler, ancak ve sadece Müslümanların
topraklarını ve servetlerini Batılı kafirlere peşkeş
çekmek için çalışmaktadırlar. Onlar güçlerini Batı’da
almaktadırlar, otoriteleri Batı’ya dayanmaktadır. Onları yöneten
ve yönlendiren Batı’dır. Onlar İslam Dünyası üzerinde
kafirlerin hegemonyasını ebedi kılmak için yerleşmişlerdir.
Bu organizasyon ve yöneticilerinin amacı, İslam Ümmeti’nin
hisslerine kulak vermek ve onların dertlerine çare olmak değil,
bilakis Batılı sömürgeci kafir efendilerinin hislerine kulak
vermek ve onların menfaatinin gerçekleşmesini sağlamaktır.
Gayri meşru İsrail varlığı ile geçmişte
yapılmış, şu anda yapılan veya gelecekte yapılacak olan tüm
görüşme ve anlaşmalar merduddur, geçersizdir. Suudi
Arabistan Veliaht prensi Abdullah tarafından son zamanlardan
ortaya atılan ihanet entrikası girişimi; laikliği yükseltmek
ve Batı’ya kölelik ettirmek için Suudi yanlısı grupları
ve projeleri finanse etmek suretiyle, İslam’ı dünya
üzerinden çökertip yok etmek amacıyla tüm gücünü
sarfeden azgın bir devlet olan Amerika Birleşik Devletleri’nin
İslam’a ve İslam’a Ümmeti’ne darbe vurma gayesi taşıyan
bir girişiminden başka bir şey değildir.
İslam Ümmeti’nin Batı ülkelerindeki
gerçek çalışması ancak ve sadece, doğru ve köklü
çözümlere davet etmek ile bozuk fikir ve çözümleri
çürütmek suretiyle, diğer beldelerdeki kardeşlerini
desteklemektir. Bu davetin önemli bir parçası da Batı’nın
Kapitalist ideolojisinin karşısında heybetli ve güçlü bir
ideoloji olarak duran İslam İdeolojisi lehine etkin bir
kamuoyu oluşturmak olmalıdır.
Ümmetin karşı karşıya kaldığı bu
problemlerin yegane çözümü, gücünü ancak İslam’dan
alan, müslümanların başındaki fesada uğramış yöneticileri
silip süpüren, topraklarımızı birleştiren ve dünya
üzerinde Batı sömürgeciliğine mukavemet gösteren Raşidi
Hilafet Devleti’dir.
Ey İman Edenler! Allah ve Rasulü sizi, size
hayat verecek şeye davet ettikleri zaman, icabet edin!
[Enfal 24]
Raşidi Hilafet çalışmalarına
siz de katılın ve Hizb-ut Tahrir ile bağlantıya geçin!
|
|